Davet

Değerli Meslektaşlarım,

 

Sizleri 23 - 25 Eylül 2022 tarihinde İstanbul’da yapılacak olan “Hepatotoxicity konulu Single Topic Conference’ına davet etmekten dolayı büyük onur duyuyorum. Karaciğer, vücutta çeşitli kimyasalların dönüştürülmesinde ve çeşitli kimyasalların vücuttan arındırılmasında önemli bir role sahiptir. Karaciğer aynı zamanda bu kimyasalların toksisitesine karşıda hassastır. Bazı tıbbi maddeler miktarı uygun aralık ve dozda olsa bile karaciğere zarar verebilir. Karaciğer hasarına neden olan diğer maddeler arasında doğal kimyasallar, bitkisel ilaçlar, laboratuvar ve endüstride kullanılan maddeler bulunur. Tedavide kullanılan birçok ilaç karaciğer hasarına neden olabilir. Kronik karaciğer hastalığında ve karaciğer yağlanmasında karaciğerin ilaçlara ve toksik maddelere duyarlılığı artar.  İmmunosupresif ilaçlarla reaktivasyon viral hepatitte de ortaya çıkabilir. Hepatotoksisitenin önlenmesinin ve tedavi seçeneklerinin detaylı olarak tartışılacağı bu toplantının, Ülkemiz ve bölgesinde karaciğer sağlığının iyileştirilmesi ve hepatoloji alanında ileri düzeyde çalışmalar yapılmasında bir katalizör görevi göreceğine inanıyoruz.

 

Yenikapı Theodosius Limanı kazılarıyla gün ışığına çıkarılan Neolitik Çağ yerleşimiyle, İstanbul tarihinin, 8500 yıl geriye uzandığı anlaşılmıştır. Milattan önce 700 yılında Yunanlılar tarafından Bizantium şehri olarak kurulan İstanbul, Konstantinapolis adıyla Roma ve Doğu Roma İmparatorluklarının başkenti olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nun 1453’te kenti fethetmesinin ardından, şehir, yaklaşık beş asır boyunca Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış ve Türkler tarafından “İstanbul” olarak anılmaya başlanmıştır.

 

Hipodrom, Yerebatan Sarnıcı ve Çemberlitaş gibi Roma Dönemi kalıntıları, Cenevizliler tarafından miras bırakılan Galata Kulesi, yaklaşık 1500 yıl boyunca dünyanın en önemli anıtı olarak ayakta duran Ayasofya’sı, Osmanlı yapıları arasında ise asırlar boyunca Osmanlı sultanlarının meskeni ve yönetim merkezi olarak kullanılan başta Topkapı Sarayı olmak üzere 80’den fazla müze ve 9 Osmanlı Sarayı, Sultanahmet Camii, Süleymaniye Camii, günümüze de ulaşmış ticaret geleneğinin yaşatıldığı Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı; kentin kültürünü ve kimliğini tanımlayan önemli anıtlardır.

 

İstanbul, Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan köprüleri ve deniz altı tüneliyle, tarihi ve doğal güzellikleriyle İstanbul boğazı üzerinde bir inci gibi parıldamaktadır. Osmanlı imparatorluğunun 500 yıl süreyle başkenti olan İstanbul, kültür zenginliğine ilave olarak Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının seçkin yemek lezzetlerini içine alan, 400‘den fazla tatlısı ve farklı lezzetteki yemekleriyle dünyanın Çin mutfağından sonra ikinci beğenilen mutfağı haline gelmiştir.

 

Bilimsel açıdan zengin programı ve Geleneksel Osmanlı-Türk konukseverliği ile sizleri İstanbul’da ağırlamaktan büyük bir zevk duyacağımı ifade ederek selam ve saygılarımı sunarım.

 

Prof. Dr. İbrahim Halil BAHÇECİOĞLU

APASL Single Topic 2022 Konferans Başkanı